Moonlighter aslında hack&slash, roguelike, aksiyon-RPG ve mağaza simülasyonunun tuhaf ama bir o kadar da tatlı bir karışımı. Zindanlara dalıp malzeme topluyor, sonra bu ganimetleri kendi dükkânınızda satıp kasabayı ve ekipmanı geliştirmeye çalışıyorsunuz. Switch’in elde taşınabilir yapısı bu döngüyü inanılmaz keyifli hale getiriyor; metroda, yatakta, kahve molasında bir iki zindan temizleyeyim derken zaman akıp gidiyor.
Tabii işin risk kısmı da var. Zindanda ölürseniz topladığınız neredeyse her şeyi kaybediyorsunuz. Bu da insanda çok güzel bir “acaba çıksam mı yoksa devam mı etsem?” stresi yaratıyor. Bir yandan kazandığım ganimeti güvenceye almak istiyorum, bir yandan da “Abi buraya kadar gelmişken geri mi döneceğim?” diye kendimi zorluyorum. Oyunun ilk yarısında bu risk-ödül dengesi harika çalışıyor. Sonlara doğru güçlenince bu gerginlik biraz azalıyor ama yine de Switch’in dok’lu modunda geniş ekranda oynarken o zindan atmosferinin tadı başka oluyor.
Bir de oyunun dükkân kısmı var ki… dürüst olayım, beklediğimden çok daha fazla sardı beni. Müşterilerin reaksiyonlarını izlemek, fiyatları ince ince ayarlamak, kârı maksimuma çıkarmaya çalışmak… Bayağı kendimi “mini bir girişimci” gibi hissettim. Rafları doldur, fiyatı biraz yükselt, müşteri memnun mu değil mi gözle, sonra yeniden düzenle… Hırsızları kovalamak bile eğlenceli. Switch’te el modunda tüm bu dükkân yönetimi inanılmaz rahat; dock modunda ise geniş ekran sayesinde mağazanın içi çok daha canlı duruyor.
Tek büyük eksisi, bana çok fazla tekrar oynanabilirlik hissi vermemesi. Slay the Spire veya Dead Cells gibi oyunlara aylar sonra bile dönmek isterim mesela, ama Moonlighter’da “bir daha açayım” dürtüsü o kadar güçlü değil. Yine de 45 saate yakın oynadım ve her dakikasından keyif aldım. Özellikle Nintendo Switch'te hem mobil rahatlık hem de dock modunun konforu sayesinde oyunun döngüsü gerçekten çok iyi işliyor.
Sonuç olarak, eğer tür karışımlarını seviyorsanız, hem zindanlara dalayım hem kendi dükkânımı işleteyim diyorsanız ve bunu da Switch’in konforunda yapmak istiyorsanız Moonlighter’a mutlaka bir şans verin. Kocaman bir indie kalbi var ve o kalp size kendini sevdiriyor.