7 Yaşında Bir "Mühendis" ve Yedi Parçalanmış Saat
Grace Hopper’ın hikayesi aslında merakla başlıyor. Henüz 7 yaşındayken evdeki çalar saatlerin nasıl çalıştığını merak edip, tam yedi tane saati içini açıp parçalara ayırmış. Ailesi ne demiştir bilinmez ama bu merak onu Yale Üniversitesi’nde matematik ve fizik doktorası yapan ilk kadınlardan biri yapmaya yetti.
"Bilgisayarlar Matematik Değil, İngilizce Konuşmalı!"
İkinci Dünya Savaşı sırasında orduya katılan Grace, devasa Mark I bilgisayarı üzerinde çalışmaya başladı. O zamanlar bilgisayar programlamak demek, sayfalarca karmaşık matematiksel semboller ve 0-1’lerle boğuşmak demekti.
Grace bir gün çıkıp dedi ki: "Neden bilgisayarlara komutları 'ADD' (Topla) veya 'MOVE' (Taşı) gibi İngilizce kelimelerle vermiyoruz?"
Meslektaşları ona güldü. "Bilgisayarlar İngilizce anlamaz Grace, saçmalama!" dediler. Ama o pes etmedi. 1952’de dünyanın ilk derleyicisini (compiler) yazdı. Bu, bugün kullandığımız Python, Java gibi dillerin atasıydı. Yani bugün kod yazabiliyorsak, bunu Grace’in o günkü "inatçılığına" borçluyuz.
COBOL: İş Dünyasının Dili ve Dijkstra’nın Ağır Eleştirisi
Grace Hopper’ın fikirleri, 1959 yılında COBOL dilinin doğmasına ilham verdi. COBOL, bankaların ve devlet kurumlarının vazgeçilmezi oldu. Ancak herkes Grace kadar bu durumdan memnun değildi.
Ünlü bilgisayar bilimcisi Edsger W. Dijkstra, COBOL’dan o kadar nefret ediyordu ki 1975’te şunu yazdı:
"Bir insana COBOL öğretmek onun aklını sakatlar; bu dilin öğretilmesi bir suç sayılmalıdır!"
Dijkstra’ya göre COBOL çok karmaşıktı ve matematiksel zarafetten uzaktı. Ama günün sonunda ne mi oldu? Dijkstra akademik olarak haklı olsa da, COBOL iş dünyasını fethetti. Bugün hala pek çok banka sisteminin arka planında sessiz sedasız COBOL kodları çalışmaya devam ediyor.
İlk "Bug" (Böcek) Vakası
Yazılımcıların en büyük kabusu olan "bug" teriminin nereden geldiğini biliyor musunuz?
9 Eylül 1947’de Grace ve ekibi Mark II bilgisayarında bir hata fark ettiler. Makinenin içini açtıklarında, bir donanım parçasına (röle) sıkışmış gerçek bir güve buldular! Güveyi cımbızla çıkarıp teknik günlüğe yapıştırdılar ve yanına not düştüler: "Bulunan ilk gerçek böcek vakası." İşte o meşhur güve, bugün hala Washington’daki Smithsonian Müzesi’nde sergileniyor!
"İzin İstemektense Özür Dilemek Daha Kolaydır"
Grace Hopper sadece teknik bir deha değil, müthiş bir liderdi. En sevdiğim sözlerinden biri şudur:
"Bir insanın duyabileceği en tehlikeli cümle: 'Biz bunu her zaman böyle yapardık' cümlesidir."
80 yaşına kadar Amerikan Donanması’nda aktif görevde kaldı. Statükoya meydan okudu, "yapılamaz" denileni yaptı ve bilgisayarları matematikçilerin tekelinden çıkarıp hepimizin kullanabileceği bir araç haline getirdi.
Kısa bir özetle: Eğer bugün akıllı telefonlarımızdan banka işlemlerimizi yapabiliyorsak, o gün saatleri parçalayan o meraklı küçük kıza ve "neden olmasın?" diyen o inatçı amirale çok şey borçluyuz.