Hizmet sektöründe temel prensip, verilen emeğin, harcanan zamanın ve kullanılan malzemenin karşılığının alınmasıdır. Ancak berber ücretlendirmeleri söz konusu olduğunda, bu ilke çoğu zaman göz ardı ediliyor. Özellikle de saç yoğunluğu ve uzunluğu çok az olan, yani “keller” olarak tabir edilen bireyler için bu durum belirgin bir adaletsizlik yaratabiliyor.
Uzun ve yoğun saçlara sahip bir müşterinin saç kesimi; makas kullanımı, tarama, şekillendirme, makine detayları, ense düzenleme ve çoğu zaman yıkama gibi birçok aşamayı içerir. Bu süreç hem daha fazla zaman alır hem de daha fazla özen gerektirir. Buna karşılık saçların çok kısa olduğu veya neredeyse hiç olmadığı durumlarda berberin harcadığı emek, süre ve kullanılan malzeme doğal olarak büyük ölçüde azalır. Kısacası, hizmetin niteliği farklıdır.
Farklı hizmetlere aynı ücretin talep edilmesi ise hem müşteri memnuniyetini düşürür hem de “hizmete göre ücret” anlayışının zayıf kaldığını gösterir. Nasıl ki kuaförlerde saç boyamanın, şekillendirmenin veya sakal bakımının farklı tarifeleri varsa; uzun saç kesimi ile neredeyse saçsız bir başın makine ile geçirilmesi arasında da belirgin bir fark olmalıdır.
Daha adil bir ücretlendirme sistemi, berberlerin emeğini değersizleştirmez; aksine hizmetin niteliğini doğru tanımlayarak herkes için şeffaf ve makul bir zemin oluşturur. Üstelik müşteriler kendilerine özgü hizmet kalemlerine göre ödeme yaptıklarında, hem kendilerini daha adil bir muamele görmüş hissederler hem de berber ile müşterinin arasındaki güven ilişkisi güçlenir.
Sonuç olarak mesele “kimin saçı var, kimin yok” tartışması değildir; mesele, aynı olmayan hizmetlere aynı fiyatı ödetmenin doğru olup olmadığıdır. Hizmete göre ücretlendirme hem daha mantıklı hem daha adil hem de daha çağdaş bir bakış açısını temsil eder.