Plotinos “Ruh, hayranlıkla seyrettiği şeye dönüşür” demiş. Doğru olabilir… Son zamanlarda telefona bakmaktan ruhumun yüzde 80’i bildirim sesi olmuş gibi hissediyorum zaten.
Gerçekten de uzun uzun baktığımız şeyler bizi şekillendiriyor. Mesela sosyal medyada mükemmel hayatlara bakıp “Ben niye böyle değilim?” diye düşünürken aslında sadece başkalarının filtrelerine bakıyoruz. Bir de bu arada kendi çayımız soğuyor, o ayrı.
Ama güzel tarafı şu: Bakış yönünü değiştirmek elimizde. Bizi güldüren insanlara, iyi hissettiren fikirlere, içimizi açan manzaralara dönünce ruh da toparlanmaya başlıyor.
Sonuç olarak mesele çok basit:
Neye bakıyorsan biraz ona dönüşüyorsun. O yüzden dikkat et — gün boyu kedilere bakarsan, akşam kendini koltuğun üstünde kıvrılmış bulursan şaşırma.