"Kabile" Ayarlarımızla Oynamayın
Beynimiz diyor ki: "Benim bir kabilem olmalı. Kim avcı, kim toplayıcı, kim kimin arkasından iş çeviriyor, kimin kime borcu var... Bunları takip edebilirim." Ama sayı 150’yi geçince beyin error veriyor. 151. kişi mi geldi? Beyin hemen az ilişki kurduğun kişiyi "çöp kutusuna" atıyor.
Örnek: Liseden çok sevdiğin o arkadaşının adını hatırlayamamanın sebebi, muhtemelen geçen hafta işe giren stajyere yer açmak için beyninin o dosyayı silmiş olmasıdır.
Sosyal Medya İllüzyonu
Instagram’da 2000 takipçin mi var? Dunbar amcaya göre:
- İlk 5 kişi: "Cenazeme gelir, ağlarlar" dediklerin.
- Sonraki 15 kişi: "Halı saha maçına çağırırım" grubu.
- 50 kişi: "Doğum gününe çağırsam sırıtmaz" tayfası.
- 150 kişi: "Yolda görsem selam veririm ama adını karıştırabilirim" sınırı.
- 151 ve sonrası: Bunlar artık senin için sadece birer "süliet". Onlar insan değil, senin için sadece birer "story" izleyicisi.
Akraba Düğünleri Neden Travmatiktir?
Hiç tanımadığın bir teyze gelip seni şapırt diye öperken "Beni tanıdın mı?" diye sorar ya... İşte o an Dunbar Sayısı'nın çöktüğü andır. Beynin içeride bağırıyordur: "Sistem dolu! Bu veri tabanında yok! Acilen birini silmem lazım!" O panikle ilkokul öğretmeninin adını unutursun.
Çünkü Dunbar
"Network" Yalanı
"Herkesi tanıyorum, her kapıyı açarım" diyen o tip var ya... Aslında kimseyi tanımıyor. O sadece 150 kişilik kontenjanını sürekli "hızlı sil-yükle" yaparak kullanıyor. Beyni ısınmış bir laptop gibi fan üflüyor, farkında değiliz.
Eğer bir gün çok yalnız hissederseniz kendinizi suçlamayın. Suçu beyninize atın. Şöyle deyin:
"Yalnız değilim, sadece Dunbar kontenjanımı çok kaliteli 5 kişiyle doldurdum, geri kalan 145 slotu da boş bıraktım."
Robin Dunbar Hakkında Temel Bilgiler
- Doğumu: 28 Haziran 1947, Liverpool (Birleşik Krallık).
- Unvanı: Antropolog ve Evrimsel Psikolog.
- Kariyeri: Oxford Üniversitesi'nde Deneysel Psikoloji Bölümü'nde profesörlük yapmış ve şu an "Emeritus Profesör" (emekli ama onursal statüde) olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Dedikodu Mekanizması ilkel genlerimize dayanıyor teorisini ortaya atanda bu eleman;
Sosyal Denetim Mekanizması
Eski kabilelerde (veya bugünün küçük ofislerinde), birisi grubun kurallarına aykırı davrandığında (mesela yemeği paylaşıyormuş gibi yapıp kendine sakladığında), bunu herkesin aynı anda fiziksel olarak görmesi imkansızdır.
- Dedikodu burada devreye girer: "Hey, biliyor musun? Avcı Bungalo aslında vurduğu geyiğin yarısını mağarasına saklamış."
- Bu bilgi yayıldığı an, Ahmet gruptan dışlanır veya cezalandırılır.
- Sonuç: Dedikodu, polis teşkilatı icat edilmeden önceki ilk "adli sicil kaydı" sistemidir.
Dedikodu bukadar net çalışırken bizim günümüzde bunu çekrdek kadro yaratmak için samimiyet ilkesini güçlendirmek için kullanmamız ırkımıza biraz ihanet olarak kalıyor.
Güven Halkaları (Hiyerarşi)
Dunbar, 150 sayısının içinde de belirli katmanlar olduğunu söyler. Dedikodunun "derinliği", o kişinin hangi halkada olduğunu belirler.
- 5 Kişi (Çekirdek): En gizli dedikoduları, en büyük sırları paylaştığın "can dostlar".
- 15 Kişi (Sırdaşlar): Haftalık olayları paylaştığın, başın sıkışınca aradığın grup.
- 50 Kişi (Sosyal Grup): "Şu kişi şöyle yapmış, duydun mu?" seviyesindeki yüzeysel bilgiler.
- 150 Kişi (Limit): Sadece ismen tanıdığın ve "Hakkında ne biliyorum?" dediğinde çok az veriye sahip olduğun grup.
Dunbar diyor ki: "Eğer bir masada 3-4 kişi fısır fısır birileri hakkında konuşuyorsa, orada aslında insanlığın en temel hayatta kalma içgüdüsü çalışıyordur.