Logo

Her gün sizlere birbirinden ilginç haberler, rehberler ve dökümanları paylaşmaktan mutluluk duyarız.

pikort

Sende Aramıza Katıl

İçindeki yazarı ortaya çıkar

Şimdi Yazmaya Başla

The Legend of Zelda: Breath of the Wild – 2025’te Hâlâ Değer mi?

4 ay, 2 hafta önce · 5 dk okuma · 214
Hasan Yılmaz
Admin
The Legend of Zelda: Breath of the Wild – 2025’te Hâlâ Değer mi?
Nintendo Switch’in 2017’de çıkış yapan efsanesi The Legend of Zelda: Breath of the Wild, üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen hâlâ konuşuluyor. Üstelik artık yeni nesil konsol olan Nintendo Switch 2 piyasada. Peki durum şu:

2025 yılında Switch 2 varken BOTW hâlâ Nintendo Switch OLED üzerinde oynanmaya değer mi?

Ben oyunu Switch OLED’de yaklaşık 70 saat oynadım ve bitirdim. Bu yüzden cevabı hem teknik açıdan hem de kişisel deneyim açısından rahatlıkla verebilirim:
Evet, kesinlikle oynanmaya değer. Hatta Switch OLED için hâlâ en özel deneyimlerden biri.

Ama bu cevabın arkasında ciddi nedenler var. Şimdi oyunun güçlü ve zayıf taraflarına geçelim.

Artıları

Dünyanın “bilinçli boşluğu”

Breath of the Wild’ın açık dünyası, bilinçli şekilde zaman zaman boş bırakılmış hissi verir. Ama bu bir eksiklik değil tam tersine keşfi daha değerli kılan bir tasarım tercihi. Ormanda yürürken hiçbir şey yokmuş gibi görünürken bir anda bir kulübe, bir şelale ya da harabe bulmak gerçekten heyecan yaratıyor. Bu minimalizm–keşif dengesi hâlâ çoğu oyun tarafından yakalanmış değil.

Görebiliyorsan gidebilirsin

Oyunun en ikonik tasarım felsefesi bu haritanın herhangi bir noktasına ulaşmak mümkün yapay engeller yok.
İstersen oyunun başında final boss’a bile gidebilirsin. Bu özgürlük hissi Switch OLED ekranında hâlâ muazzam işliyor.

Savaş sistemi düşündüğünden daha iyi

Ne Souls-like kadar ağır, ne DMC kadar combo odaklı ama strateji isteyen bir sistem. Çoğu oyuncunun eleştirdiği silah kırılma mekaniği aslında oyunun en iyi taraflarından biri sürekli düşünüyor, plan yapıyor, kaynaklarını yönetiyorsun.
“Bu silahı şimdi mi kullanayım yoksa saklayayım mı?” duygusu oyuna ciddi bir gerilim ve tat katıyor.

Keşif duygusu mükemmel işliyor

Sadece yürümek bile keyifli. Etrafta rastgele çıkan tuhaf yapılar, yaratıklar, mekanikler her zaman merak uyandırıyor. 70 saatlik oyun süresine rağmen hâlâ “Bu neymiş ya?” dediğim detaylar çıkması, oyunun keşif yönünün ne kadar başarılı olduğunun kanıtı.

Dinamik hava ve ısı sistemi

Başta gereksiz gibi görünen ısı–hava durumu sistemi, ilerleyen saatlerde oyuna inanılmaz bir canlılık katıyor sıcak çöllerde hazırlık yapmak, soğuk dağlarda ekipman aramak, yağmurda tırmanamamak… Hepsi dünyayı yaşayan bir yer hâline getiriyor.

Daha İyi Olabilecek Yanlar

Düşman çeşitliliği ve bosslar zayıf

Savaş sistemi iyi olsa da düşman çeşitliliği az aynı yaratıkların farklı renge boyanmış ve daha güçlü versiyonlarıyla saatlerce dövüşmek monotoni yaratıyor, Boss’ların çoğu kolay, bazıları tekrar ediyor. Final boss ise beklenenden çok daha basit.

Daha büyük yapı ve zindan eksikliği

Divine Beast’ler hoş, shrinelar ise eğlenceli ama bir süre sonra kendini tekrar ediyor, dünya dev ama içine dalıp kaybolacağın büyük kaleler, karanlık zindanlar, devasa yapılar çok sınırlı, Elden Ring gibi oyunlar bu formülü daha dolu şekilde uyguladı, BOTW ise bu alanda geride kalıyor.

Ödüller her zaman tatmin etmiyor

Keşif motivasyonu yüksek ama ödüller çoğu zaman emeğe değmiyor, özellikle oyunun ilk yarısında sık sık “Bu kadar yol geldim karşılığında bu mu?” hissi oluşuyor. Endgame bölümünde düzeliyor ama o noktaya gelene kadar motivasyon dalgalanıyor.

Zayıf Yönler

Hikâye ve anlatım kötü

Açık konuşmak gerekirse oyunun hikâye tarafı çok zayıf.
Diyaloglar yapay, karakterlerin konuşma tarzı tuhaf, sanki rol yapmaya çalışıp becerememiş gibiler.
Link’in konuşmaması ise tüm duygusal bağı öldürüyor.
Zelda ile sahneler bile doğal hissettirmiyor, çünkü tek taraflı bir iletişim var.

Hikâye progresyonu da yok denecek kadar az; sadece geçmişe ait anılar izliyoruz.
FromSoftware’ın minimal cutscene’lerle nefis hikâye anlatabildiğini düşünün; BOTW bu alanda sınıfta kalıyor.

Yine de Memories görevi, videoları değil ama fotoğraflardaki yerleri bulma kısmıyla oldukça keyifli.

Bahsetmediğim ama beğendiğim şeyler

  • Grafikler stilize olduğu için hâlâ harika görünüyor.

  • Switch OLED’de renkler ve kontrast olağanüstü.

  • Müzikler minimal ama gerektiğinde müthiş yükseliyor.

  • Switch donanımının sınırları düşünüldüğünde teknik başarı neredeyse mucize gibi.

Sonuç: Switch OLED’de 70 Saatlik Macera

Breath of the Wild, Nintendo Switch OLED’de geçirdiğim 70 saatte beni sürekli ekran başında tuttu.
Bir noktadan sonra artık “doydum” hissi geldi ve Ganon’u yenip bitirdim; ama bu asla kötü bir şey değil.
Bilakis, dolu dolu bir maceranın doğal finaliydi.

Eksikleri var, kabul.
Ama buna rağmen bu oyun:

  • yılın en iyilerinden biri değil,

  • belki de tüm oyun hayatımda oynadığım en özel deneyimlerden biri.

2025 yılında Switch 2 çıkmış olsa bile BOTW, Switch OLED’de hâlâ mükemmel bir oyun.
Ve belki de en önemlisi: zamansız bir klasik.


Etiketler:


Hasan Yılmaz
Developer

Fachinformatiker – Anwendungsentwicklung | IHK FOSA partial recognition | Python & Web Development

Profili Gör
💬 Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.